İrtibatı Koparmayalım!
geri almak deyimi
(1) verdiği şeyi geri istemek. (2) geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak, örnek: Arabayı geri almak için vites değiştirdi. (3) düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak. (4) (söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek, örnek: Sözünü geri almak ona düşer.
- elli dirhem otuz
- geçmişi tenekeli
- çorba içmeye çağırmak
- eli armut mu topluyor
- anasını eşek kovalasın
- dümen yapmak
- bombok etmek
- çoğa kaçmak
- çingenelik etmek
- ayran ağızlı
- çenesini tutmak
- demeye gelmek
- et can tutmamak
- yalancısı olmak
- kül yutmamak
- çanına ot tıkamak
- ön ayak olmak
- aklından çıkmak
- ağzı kulaklarına varmak
- Allah cezasını vermesin
- can kaygısına düşmek
- ayak uydurmak
- dişiyle tırnağıyla
- el yıkamak
- okkalı kahve
- ayağa fırlamak
- dilinin cezasını çekmek
- gelip geçmek
- dangadak atmak
- bokun soyu
- deveye binmek
- anadan yeni doğmuş gibi olmak
- bırak Allah'ını seversen
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) verdiği şeyi geri istemek. (2) geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak, örnek: Arabayı geri almak için vites değiştirdi. (3) düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak. (4) (söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek, örnek: Sözünü geri almak ona düşer.
argo (1) gevezeliği kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de konuşalım adamım. (2) kötü konuşmayı bırakmak. örnek: Sabahtan beri ağzının kaytanını çekmedi. (3) kötümser sözler etmeyi kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de iyisini düşünelim.
inandırmak, bir şeyi yaptırmak ya da yaranmak için karşısındakinin hoşlanacağı şeyler söyleyip durmak, örnek: Annesi dil dökmüştü ama oğlu yola gelmemişti.
konuyu yakaladı, üzerinde durdukça durdu, uzattıkça uzattı. örnek: Keşke söylemeseydik, aldı ele düştü yola, can sıkıcı bir durum.
(1) (insan için) gösterişli, iriyarı. (2) (düşünme, konuşma için) bütün ayrıntılarına inerek, her yönüyle, bütün olasılıklar göz önünde bulundurularak, eksiksizce, örnek: Bunu enine boyuna düşünmek gerekirdi.
(1) söz konusu şeye sahip olma tutkusu içinde bulunmamak, örnek: Ozanlık gözümde yok ki, iş olsun diye şiir yazıyorum. (2) bir üzüntü ya da herhangi bir güç durum nedeniyle o şeye değer verecek durumda bulunmamak, örnek: İnsan acı içindeyken hiçbir şey gözünde olmaz.
(1) birinin güç bir duruma düşmesini ya da yetkisinden olmasını sağlamak, örnek: Olay, bakanın başını yedi. (2) mecaz birinin ölümüne neden olmak.
yaşamak için çok şeye gereksinme duymamak, pek az şeyle yetinir olmak.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.